Hasan Hüseyin TÜRK40 Makale

DEDE BİR TARİHTİ, SEMBOLDÜ, ADANASPOR’UN DEĞERİYDİ

Elim bir türlü klavyeye gitmedi,

Düşündüm, düşündüm, düşündüm ve kelimelerin kifayetsiz kaldığını gördüm.

40 yıllık bir dostluk, Adanaspor’un UEFA’lı yılları, başarılı dönemler, ardından küme düşme, Dorde Miliç’in yeniden takımın başına gelişi, hava limanında karşılanması o törenin mimarıydı Dede başkanımız. Miliç’in gelişini duyan Adana ayağa kalkmıştı o yıl. Konvoyun ucu-sonu gözükmüyordu. Ardından rahmetli Ali Hoşfikirer’in takımın başına gelmesi ve şampiyonluk gelmişti. Meydan Mahallesi’ndeki  baba ocağına gitmiştim. Bütün aile bireyleri dikiş makinasının başına oturmuş Turuncu-Beyazlı bayraklar dikiyorlardı. Adanaspor sevdasını o zaman görmüştüm, sabahlara kadar sadece Turuncu-Beyazlı renkler için neler yapılıyor onu planlıyordu. Rifat Söylemez ağabey ile birlikte Turbeyler dergisini hazırlıyorduk.  Şampiyonlukta onun emeğini biz gazeteciler yakından biliyorduk.

Ardından 1990’lı yıllar. Futbol ekonomisinin yükselmesiyle birlikte Adanaspor’un geriye doğru hamlelerine şahit oluyoruz. Teknik Direktör Gündüz Tekin Onay’ın Başkanlığa gelişi, genel kuruldan şirketleşme kararının çıkması, Uzan ailesinin kulübün başına geçişi, takımın Süper Lige çıkışı, tesisleşmeler ve taraftarlar derneğine bina alınması, Murat Hakan Uzan’ın derneğin açılışına katılması bir rüya gibiydi. Eskişehir maçında takımın başında Ercan Albay ile şampiyonluğunda 25 bin seyircinin içeride, bir o kadarında dışarıda olduğuna şahitlik ediyorduk. O kutlamalarda tüm organize Dede’nin üzerineydi. Türk futbolunun büyük yıldızları Oğuz Çetin, Erol Bulut başta olmak üzere onlarca ismin Adanaspor’da oynaması, Alman Milli Takım Teknik Direktörü Löw’ün Turuncu-Beyazlı ekipte çalışması. Altan, Volkan Aslan ve Necati gibi isimlerin G. Saray’a transferleri.

Sonra 2000’li yıllar. Uzan şirketlerine el konulması, daha sonra yaşanan ekonomik zorluklar ve Adana’nın sahip çıkamaması nedeniyle Adanaspor’un lig kategorilerini oynamadan düşmesine seyirci kalınması. O dönem rahmetli Yaşar Deniz’in tüm çabalarına karşın kulübün kapanış süresine girmesi. Ardından bir hareketlenme. Tevriz Dura başkan, rahmetli Gündüz Tekin Onay’a Adanaspor’u yeniden hayata geçirme operasyonunu anlatır ama o bile inanmaz bu duruma.

Çok detaya girmeyeyim. Dede ağabeyimle birlikte yaşadım o dönemi. Eski adliye binasında o dönem icra ve iflas daireleri orada bulunurdu. Şimdinin gençleri bilmez bunları. Merhum Başkan Dede ağabeyimiz için aslolan ADANASPOR’du. Önemli olan Turuncu-Beyazlı renklerin yaşamasıydı. Sadece şunu söylemek isterim; ADANASPOR’UN DOĞUŞUNUN MİMARIYDI

Aradan yıllar geçti, kendi çabalarıyla dirilttiği Adanaspor A.Ş’yi yönetenler ile sorunlar yaşadı. Ama, o kişilere kızabilir, Adanaspor’a laf söyletmezdi. Bakın aradan yıllar geçti en son 10 Nisan 2022 tarihinde bana attığı 3 sesli mesaj halen telefonumda kayıtlı. O mesajın özeti şuydu: BEN ADANASPOR’UMDAN VAZGEÇMEM. BENİM İÇİN ASIL OLAN ADANASPOR diyerek kırgınlıklarını bir kenara bırakacak kadarda büyük Adanasporluydu.

Gazetecilik yaşantımda merhum Dede ağabeyimizle o kadar konulara vakıf olduk ki kimini yazdık, kimisini ADANASPOR  için bir kenara attık. Ömrü boyunca Turuncu-Beyaz demiş, Adanaspor’dan başka takım tanımayan sembol bir ismi, renkli bir simayı ebediyete uğurlamanın üzüntüsünü yaşıyorum. Dede’nin ağabeyi rahmetli fanatik Adanasporlu (Çikolata)Bekir Dura, otobüs Adnan, Tantana Kemal, avizeci Tahir abi, ağraz Yahya,İbo dayı’ya, Eski başkanlarımızdan merhum Yaşar Deniz, Suat Erem, Mustafa Subaşı, Duran Alpşar gibi büyüklerimize selam olsun.

Dede’yi anlatmak sayfalara sığmaz. O nedenle Büyük ADANASPOR’LU Tevriz ağabeyimize Allah’tan rahmet diliyorum, mekanı Cennet olsun.